M: Peki F1’in artık parası olanların sporu olduğu konusuna bir şey söylemediniz?
G: Ben size şunu çok açık bir şekilde ifade edebilirim. Hiçbir parası olan kimse, oğlunu-akrabasını yada memleketlisini, sırf bu asetlerden dolayı bu koltukta tutmaz. Hayatın her alanında eşitlik yok zaten, fakat F1 içinde bir zaman sonra adaletin kendiliğinden oluştuğuna inanıyorum. Eğer yetenekleriniz kısıtlı bir pilotsanız, ne kadar spornsor bulursanız bulun, sonuçta 2 sezonu tamamlayamayacağınızı düşünüyorum.
M: A1881 Excel Ligi yeni kurallar ile oluşturulan ve az önceki cevabınızda da bahsettiğiniz eşitlik üzerine kurulu yeni bir oluşum. Bu oluşumda olmak size ne hissettiriyor?
G: Yineliyorum. Dünyadaki hiçbir platformda eşitlik diye bir şey olduğunu düşünmüyorum. Fakat ‘’Adil’-‘’Adaletli’’ sistemler kurulabilir. Bu oluşum da bunun en güzel örneği bence.
M: O halde biraz piste inelim. Puan tablosundaki durumunuzdan memnun musunuz? Kısa bir değerlendirme yapmanızı istiyorum.
G: McLaren gibi bir takımda bana güvenip bu koltuğu teslim eden Zac’ minnettarım. Benden daha çalışkan, kendini bu işe doğduğundan beri adamış kişiler yerine beni seçti. ‘’İnsanların yaptıkları değil yapabilecekleri potansiyeline inanlar kazanır’’ dedi bana ilk görüşmemizde. Bende bu potensiyeli son 2 yarış podium görerek takımıma gösterdiğimi düşünüyorum. Lig başında aracın ayarlarına alışamadım ve çokça olmayacak puanlar kaybettik. Son 2 haftadır yakaladığımız istikrar birçok şeyin habercisi olacaktır. Artık kendimi daha özgüvenli ve akıcı hissediyorum. Umarım SPA da takımı tatmin edecek puanlar getirebilirim.
M: Diğer markalar ve pilotlar arasında demeç savaşlarının olduğu bir dönemdeyiz. Rakiplerin özelinde bir şeyler söylemek ister misin?
G: Pilot ismi vermek pek doğru olmaz ama sorunu şu şekilde yanıtlayabilirim. Çok değerli ve yetenekli pilotlar olduğu kadar, bu işe kalbini ve emeğini vermeyen pilotlar da var. Özellikle yıllarını bu işe vermiş olan pilotların, daha az egoya sahip olmasını isterdim. Çünkü her verilen demecin bir cevabı olduğunu bilmeleri gerekir. Biz ‘’F1 nedir?, Belçikada pist var mı?’’ diye düşündüğümüz dönemlerde yarış kazanan, burda 8.000 lap tamamlamış kişilerle yarışıyoruz. Ve ne mutlu kendimizi onlarla rekabet edecek seviyelere çıkarıyoruz. Bu bilinsin ki, eğer bu demeç savaşları devam eder ise, bizde medyada cevap hakkımızı sert bir biçimde kullanacağız.
M: Son olarak, demeç savaşlarından söz açılmışken, McLaren’in grdin en hızlı arabası olduğu konusunda bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu konuda ne düşünüyorsun?
G: Bu durumun yarış öncesi ve sonrası kişileri baskı altına almak için yapılan, basit psikoljik numaraların olduğu çok aşikar. Şuan gridte son hız bakımından Ferraiden geride, Alphine den biraz öndeyiz. Griddeki 4. Yada 5. Araba olmamıza rağmen neden tüm makaleler ve demeçler ‘’McLaren’in düzlük hızından’’ bahsediyor? Bunu aklı başında ve bu işten anlayan F1 severlerin takdirine sunuyorum.
M: Röportaj için çok teşekkürler. Bizler son bir mesajın olacak mı?
G: Şuan üstü kapalı olarak geçmiş olsam da, önümüzdeki günlerde, beni yahut daha da önemlisi McLaren markasını hedef alan haber ve demeçlere, isim vererek cevap vereceğimi belirtmek isterim. Umarım A1881 Excel Lig’in kurmuş olduğu bu ‘’Adil Sistem’’ içerinde, hak eden ve gelişenin kazandığı ve bir sonraki sezon da bunu ispatlayacağı, güzel anlara tanıklık ederiz. Şu bilinsin ki ‘’benim mental yarış çizgime kimseyi sokmam’’. Teşekkürler.